
BİZE KIZMAZMISINIZ ?
24 Şubat 2011 Perşembe 15:31Hikâyeler vardır kitaplardan okunan… Hikâyeler vardır dilden dile dolaşan ve hikâyeler vardır an be an yaşanan…
Gün olur bir hikâye çıkar karşınıza ve o an anlarsınız, aslında her hikâyenin yaşanılan gerçeği kelimelere döken bir yansıma olduğunu. Hani okuduğunuz, duyduğunuz beklide yaşandığı ana şahit olduğunuz hikâyelerin arasında öyleleri vardır ya; hafızanızda yer eder yüreğinize işler, işte onlardan biri yaşanılan ana şahit olduğumuz bir babayla küçük kızının hikâyesi
Derneğimizi gelip yerinde gören ve çalışmalarımızı takip edenler bilirler bina içerinde bizden yardım almaya gelen ailelerin çocukları için hazırlanan bir oyun alanı vardır…
Gün içerisinde yardım almaya gelen ailelerin çocukları kendileri için hazırlanan bu alanda gönüllerince eğlenerek hoşça vakit geçirirler… Bazen çocuk cıvıltılarıyla dolar taşar bu alan bazen de derin bir sessizliktir çocuklardan geriye kalan…
Bu sessizlik anlarından birinde bir babayla küçük kızı takıldı gözlerimize…
Oyun alanını çevreleyen çitin önünde diz çökmüş, yanındaki küçük kızını da kollarıyla sıkı sıkı sarmış bir baba. Gözlerinde küçük kızına istediğini verememenin hüznü, yüreğinde korkuyla karışık bir endişe. Etraf sessiz ne oyun alanında nede bekleme salonunda kimse yok ikisinden başka…
Uzaktan bir müddet izledim o günden sonra içime işleyecek bu manzarayı.
Oyun alanındaki oyuncakları; içi oyuncaklarla dolu oyun havuzunu, salıncağı, kaydırağı ve alanın duvarlarını süsleyen tüm ayrıntıları uzaktan keyifle izleyen beklide o an hatlı hayallere dalan buruk iki yürek vardı karşımda. Usulca yaklaştım yanlarına ve merakla sordum beni yanında görünce bir suç işlemiş gibi tedirgin olan babaya
–– Neden oyun alanına bırakmıyorsunuz çocuğu?
Babanın sesi titredi rengi kül gibiydi diz çöktüğü yere yığılmıştı adeta
–– Bize kızmazmısınız? Dedi titreyen sesiyle.
Önce bir anlam veremedim bu söze neden kızalım diyebildim sadece. Bu sözüm yeterli gelmemişti ki usul usul doğruldu, küçük kızının da elinden tutarak oyun alanın önünden uzaklaşmaya başladı. Sonrada baba şefkatiyle ışıldayan gözlerini küçük kızına doğrultarak ‘korkarız biz. Çocuk belki bir şey yapar kızarsınız’diye ekledi.
Oysaki onlar için hazırlanmıştı o alan. Çocuklar oynasın anne ve babalar çocuklarıyla birlikte önemsendiklerinin farkına varsınlar, yoksul oldukları için yoksun kalmasınlar ve bu coşkuyu hesapsız yaşasınlar istemiştik.
Onlar ise hep bir kenarda unutulmuşluğun yok sayılmışlığın ve kendilerini yeterince ifade edemeyişlerinin ezikliği içerisindelerdi. Beklide bundan sebep hayalini kurdukları şey karşınlarında elleriyle tutacak kadar yakınken bile korkmuş geri durmuşlardı. Tüm bu olanları benimle beraber izleyen arkadaşımla birlikte küçük kızı aldık babasının elinden ve oyun alanında küçük kızın gönlünce eğlenmesi için ne gerekiyorsa yaptık.
Bir anda değişmişti ortam sessizliğinden arınmış bir babayla küçük kızının şen sesleri yankılanmaya başlamıştı oyun alanında.
Ve o gün bir babanın imkânsızı elde etmişçesine tarifsiz sevincinin hikâyesi yaşanmış ve işlemişti yüreklerimize.
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Yazılım: CM Bilişim
Görsel Tasarım: Capitol Medya










