Mevlüt Yıldırım

MOĞOLİSTAN'DA ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİSİ OLMAK

03 Ağustos 2011 Çarşamba 16:36

 

MOĞOLİSTAN’DA ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİSİ OLMAK

Moğolistan’da kaldığım süre içerisinde bu coğrafya ile ilgili bilmenizde fayda gördüğüm konuları zamanım oldukça sizlerle paylaşmaya çalışıyorum. Bu üçüncü haber mailimde sizlerle Moğolistan üniversitelerinde okuyan müslüman öğrencilerin yaşadıkları problemleri aktarmaya çalışacağım.

Size şöyle bir haber yazsam, bu haberi okuyunca acaba tepkiniz ne olur merak ediyorum!

“15 metrekarelik bir odada 8 kişi kalıyor, burada yatıp kalkıyorlar, yemeklerini de aynı odada yapıyorlar, ayakkabıları dahil eşyaları da aynı mekanda, ders çalışma odaları da aynı yer, çamaşırlarını da burada yıkayıp kurutuyorlar. Eksi kırk derecede dışarıda bu işi yapamıyorlar. Bazen hamur yoğurup burada ekmek bile yapıyorlar. Çünkü ekmek satın almaktan daha ucuza geliyor... daha da uzayıp gidiyor...”

Belki gülümseyerek böyle bir manzaranın olmayacağını ve olamayacağını düşündünüz. Haklısınız. Böyle bir manzara olmaz, olamaz da. Ancak bir yer hariç, orası da Moğolistan...

Sizi biraz daha şaşırtayım mı?

Aynı odada kalan bu öğrencilerin hepsi aynı cins değil. Yani hepsi kız veya hepsi erkek değil. Bir kısmı kız bir kısmı da erkek. Yani üniversiteye giden kız ve erkek öğrenciler aynı odayı paylaşıyorlar.

Dahası da var!

Dahası ne olabilir ki dediğinizi duyar gibiyim. Ama işin en acı tarafı da burası.. Aynı odada kalan bu öğrencilerin hepsi müslüman...

Evet,

Moğolistan’ın farklı üniversitelerini kazanmış ve müslümanların yaşadığı Bayan Ölgi vilayetinden gelen öğrenciler Üniversitelerin bulunduğu başkent Ulanbatur’da bir daire kiralıyor ve eğitimlerine burada devam ediyorlar. Ancak Ulanbatur’da bir daire kiralayabilmeniz için kira parası olarak elinizde nakit en az beş bin dolarınızın olması gerekiyor. Çünkü buradaki evlerin aylık kirası 400 dolar ile 600 dolar arası değişiyor. Bir de tuttuğunuz evin bir yılık kirasını peşin ödemeniz lazım.

Bayan Ölgi vilayetinden üniversite tahsili için gelen bu öğrencilerin babaları zaten yoksul insanlar. Üç beş hayvanı ile hayatını idame ettirmeye çalışan bu aileler, çocuklarının cebine bir yıl için ancak 300 veya 500 dolar para koyabiliyorlar. Onunda çoğu borçtur. Öğrenciler bu parayla ev kirası mı ödesinler, yiyeceklerine mi harcasınlar, elektrik, su ve ısınma parası mı ödesinler, okul ihtiyaçlarını mı gidersinler ne yapsınlar... Siz olsanız ne yaparsınız!

Bu şartlarda okumaya gelen öğrenciler de çözümü daire kiralamakta değil de “oda” kiralamakta bulmuşlar.  Bir evde üç oda varsa, ev sahibi bu üç odayı da  ayrı ayrı kiraya veriyor. O zaman bir dairede 20 ile 30 kişi arasında öğrenci kalmış oluyor. Tabi bunların hepsi aynı tuvaleti ve aynı banyoyu kullanıyorlar. Aynı mutfağı demedim. Çünkü bir çok dairede mutfağı da ayrı bir oda olarak kiralıyorlar.

Bu şartlarda eğitim gören ve yaşayan öğrenciler, siz de takdir edersiniz ki kendilerini telafisi mümkün olmayan bir çok problemin içinde buluveriyorlar. Bir çok öğrencinin bunalıma girdiği, bir çoğunun intihar ettiği maalesef bir vakıadır.

Dost Eli Derneği olarak bu alanda neler yapabileceğimize dair bir takım çalışmalar yaptık. Bizim de mutlaka yapacaklarımız vardır diyerek işin bir ucundan tutmaya karar verdik. Geçen yıl Ulanbatur’da bir daire kiraladık. Buraya toplam 7 kız öğrenci aldık. Bir yıllık ev kirası, elektrik, su, yiyecek ve yakacak ücretlerini karşıladık. Gayemiz, bu öğrencilerin huzurlu bir ortamda eğitim görmelerine katkıda bulunmak ve unuttukları dinlerinin güzelliklerini de bunlara öğretmekti. Dairenin kontrolünü ve burada uygulanacak eğitim programını da Jenisbek kardeşimizin eşi Sandu Hanıma havale ettik.

Bir yıl için planladığımız bu uygulamadan umduğumuzun çok çok üzerinde verim aldık. Tuttuğumuz belki bir daire idi ama buraya gelip giden ve buradaki eğitimden istifade eden öğrenci sayısı ellinin üzerindeydi. Yıl sonunda yapılan ankette öğrencilerin öyle güzel ve olumlu fikirleri vardı ki, bu görüşler bize bu alanda biraz daha gayret göstermemiz gerektiğini gösterdi.

Allah izin verirse bu yıl için de aynı uygulamayı üç ev olarak planlıyoruz. Ancak Nalayhan İslam Kültür Merkezi inşaatımızın yükü de üzerimizde olduğu için bu planımızı uygulamakta çok zorlanacağımızı hatta belki bir  veya iki evi de iptal etmek zorunda kalacağımızı da düşünmeye başladık. Şu anda kızlar için bir daire kiraladık. Sonraki evleri tutup tutamayacağımız meçhul... Allah’tan bir çıkış kapısı açmasını bekliyoruz. (Bir dairenin bir yıllık her şeyi dahil masrafı daire kiralarına göre 7 bin ile 10 bin dolar arası değişiyor.)

Moğolistandaki Üniversitelerin açılmasına bir ay kala Bayan Ölgi vilayetinden Jenisbek ve eşi Sandu hanımı telefonla öyle çok arayan var ki sayısı belirsiz. Bizzat şahit olduğum bu telefon görüşmelerinden ve geçen yıl içinde yapılan uygulamadan ben iki sonuç çıkarıyorum:

Birincisi: ailelerin ısrarla telefon etmeleri ve her gün onlarca anne babanın tekrar tekrar araması, geçen yıl uyguladığımız öğrenci evi programının ne kadar etkili olduğu, ne kadar ses getirdiği ve ne kadar faydalı olduğu gerçeğini ortaya koyuyor.

İkincisi de, Bayan Ölgi’den özellikle kız çocuklarını okula gönderen ailelerin ne kadar büyük bir endişe taşıdığını, bu çocukların iyi bir ortamda kalmalarını ve dinlerini de öğrenmelerini istediklerini gösteriyor.

Anneler ve babalar telefonda adeta yalvarıyorlar. “Benim çocuğum da Ulanbatur’da okuyor ne olursunuz o da sizin evlerde kalsın. Siz bu çocuklara dinlerini de öğretiyormuşsunuz. Sizin evlerde kalan çocuklarda büyük değişiklikler gördük. Namazlarını kılıyorlar. Anne babalarına da öğretiyorlar. Bizim çocuğumuz da bu ortamda kalsın istiyoruz” feryatlarını duyunca da daha fazla daire kiralamak istiyoruz. Ama bu güzel işler hayırsever insanlarımızın dost ellerini uzatmadan da olmuyor.

Aslında bu güzellikleri fazlasıyla yürütecek hayırsever insanlarımız var. Fakat suç biraz da bizde galiba. Biz problemi yeterince aktaramıyoruz. Problemi yansıtma noktasında biraz zayıf olduğumuzu düşünüyorum. Bu yazıyı da bu sorumluluktan kurtulmak için yazıyorum. Top sizde...

 

Değerlendirme

Moğolistan’da şahit olduğum bu acı olayları satırlara dökmeye çalıştığım Ramazan ayının birinci gününde bir taraftan da Afrika’daki açlık haberleri giriveriyor zihnime... Bir tarafta ruh açlığı diğer tarafta karın açlığı... bizde de bilinç açlığı...

Asya’da ve Afrika’da yaşanan bu dramın neden yaşandığı, bizim bu fotograftan çıkarmamız gerekenlerin olup olmadığını siz saygıdeğer dostlarımla da paylaşmak istiyorum.

Bugün dünyanın haritasını şekillendirmeye çalışan kendileri beyaz ama kalbleri ve elleri kirli olan adamlar bu kirli ellerini Afrika’nın ve Asyanın üzerinden bir türlü çekmek istemiyorlar. Moğolistan’da daha önceden varlığı Avrupa ve Amerika tarafından tespit edilmiş birçok maden var. Ama işleten ve kaymağını yiyenler Moğolistan dışındaki sömürgeci ülkeler. Moğolistan’ın işgüzar yöneticileri Hollanda ile bir gümrük muafiyet anlaşması yapmışlar. Buradaki madenleri işleyen ülkelere de gün doğmuş, adamlar şirketlerini gidip Hollanda’da kuruyorlar. Dolayısıyla Moğolistan’a bir kuruş vergi ödemeden ülkenin yer altı kaynaklarını sömürmeye devam ediyorlar. Kanadalılar ülkenin bakır madenini böyle götürüyorlar. Moğolistanlı işbirlikçi yöneticiler de kendi paylarını alınca, olanlara ses çıkarmıyorlar. Son zamanlarda bu olanlara ciddi tepkiler oluşmaya başlamış. İnşallah memleketlerine sahip çıkarlar.

Moğolistan için yaşanan bu olaylar yıllardır Afrika’da zaten uygulanıyor. Sonuçta “elim hamur karnım aç” vaziyetine düşülüveriyor.

Bizim bu durumlarla ilgilenmeye ne zamanımız ne de gücümüz var. Ama ortada bir yangın var. Bu yangını söndürmek ya da bu yangından kurtarabileceklerimizi kurtarmak için neler yapacağımıza bakmalıyız  diye düşünüyorum.

Ramazan ayının rahmeti üzerimize düştü elhamdülillah. Rabbim hepimizi bu rahmetin içinde tutsun. Bu rahmetten mahrum bırakmasın. Bu rahmet ayında merhametlerin harekete geçmesi gerekiyor. Ramazan’a sadece aç kalmak ve iftarda da karın doyurmak olarak bakmamak gerekir. Biraz muhasebe yapsak aslında yapacağımız çok şeyin olduğunu göreceğiz.

Mesela:

Ramazana ait özel yemeklerin parasını, iftara çağıracağımız zengin olan eş dost ve arkadaşlarımıza harcayacağımız paramızı, soframızdaki sekiz çeşit yemeğin altı çeşidinin parasını, bu ramazan bayramında almayı planladığımız üçüncü takım elbisemizin, beşinci ayakkabımızın parasını, gündüzünde oruç tuttuğumuz ama gecesinde normal zamanın iki katını tükettiğimiz gıdaların parasını vs... vs... memleketimizdeki fukaraya, Afrika’daki karnı açlara ve Moğolistandaki ruhu aç olanlara harcasak bir çok problem çözülür diye düşünüyorum. En azından yukarıda sizlere aktarmaya çalıştığım sıkıntılar giderilir diyorum.

Son 60 yılın en kurak günlerini yaşayan Somali’de açlıktan karnına kalınca bir ip bağlayan bir adamın haline, Moğolistan’da müslüman olduğu halde yabancı erkeklerle aynı odayı paylaşmak zorunda kalan ve bir çok değerlerini kaybeden, bunalıma girip intihar eden kızlarımızın haline bir müslüman olarak kör olamayacağımızı bilmenizi istiyorum. Çocuklar kemiklerinden ayrılmayan derilerini sineklerden arındıracak takatleri olmadan ölüm uykularına yatıyor. Biz ise tokluktan uyuyamıyoruz.

Karanlığa küfretmeden bir ışık olma zamanı geldi... Şimdi bu Ramazan ayını hakkıyla yaşayabilmek için niyetimizi eylemle dökme zamanıdır. Şimdi İnfak zamanıdır. Şimdi Afrika’ya ve Asya’ya acil yardım zamanıdır...

Moğolistan’dan kendi adıma ve Moğolistan müslümanları adına hepinizin ramazanını tebrik ediyorum.

 

Son Söz:

“Ubâde bin Samit anlatıyor: Ramazan ayının başladığı bir günde Resulullah Aleyhissalâtü Vesselam şöyle buyurdu: İşte bereket ayı olan Ramazan geldi. Artık Allah’ın rahmeti sizi kuşatır. O ay, yeryüzüne bol bol rahmet iner. Günahlar affedilir. Dualar kabul olunur. Allah sizin iyilik ve ibadette yarışmanıza bakar da, bununla meleklerine karşı iftihar eder. Öyle ise kulluğunuzla kendinizi Allah’a sevdirin. Asıl bedbaht olan da, bu ayda Allah’ın rahmetinden nasibini alamayandır.”

 

Selam ve Muhabbetlerimle

Allah’a emanet olunuz

 

 

 

Mevlüt YILDIRIM / Dost Eli Derneği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı

 

01 Ağustos 2011  / 01 Ramazan 1432/ ULANBATUR / MOĞOLİSTAN

 

Yazar makale içeriklerinden sitemiz sorumlu değildir.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.